İslâm, dağınık bir yaşam tarzına sahip Araplara çeki-düzen verirken onların inançlarına yönelik disipline edici önemli düzenlemeler de getirmiştir. Bir kere Müslümanın hayatında ibadet, en önemli etkinliklerden biridir. Bir Müslüman günde en az beş kere Rabbine şükrünü ifade eder. Namazın cemaatle kılınmasıyla sosyalleşme ve birlik-beraberlik kültürünün gelişmesine katkı sağlar. Bugün, milyonlarca Müslümanın kendi iradeleriyle camilerde buluşması şeklindeki bir toplantı, din etkeni olmadan gerçekleştirilebilir mi? İmkânı olan Müslümanın hayatında en az bir kere katılması gereken hac ibadeti ise adeta dirilişin bir provasıdır.

İslâm Müslümanlardan yılda bir ay oruç tutarak, hem aç insanların çektikleri sıkıntıları birebir yaşamalarını, hem Allah'ın verdiği nimetlerin kıymetini daha iyi anlamalarını, hem de insanların bu ayda duygusal olarak Allah'a daha da yaklaşmalarını sağlamıştır. Oruç, dünyaya meyyal olan nefsi terbiye etmenin en önemli yollardan biridir.

Bunlardan başka Müslümanın malının bir kısmını ihtiyacı olan kardeşlerine vermesi de ona yüklenen zorunlu asgari mali yükümlülüklerden biridir. Böylece bireysel ibadetler bir taraftan nefsi terbiye ederken, diğer taraftan insani toplumun bir ferdi olarak çeşitli sorumlulukları yerine getirmekle yükümlü kılmaktadır. Zekât yükümlülüğü, bazı Araplara ağır gelmiş; hatta Hz. Peygamber’in vefatından sonra merkezi otoriteyi tanımamanın en önemli gerekçelerinden biri olmuştur.

İslam dini, müminden eski inancını terk etmeyi isterken aynı zamanda onun sosyal yaşantısında da devrim niteliği taşıyan değişiklikler getirmiştir.

-Ondan iffetli olması,

-haktan yana ve adil olması, -sosyal ilişkilerde hakkı gözetmesi,

-iyilikte yardımlaşması, kötülüğü güzellikle savması

-0 Allah'ın kendisine verdiği nimetleri başkalarıyla paylaşması yani zekât vermesi ve infakta bulunması,

-emanetleri gözetmesi,

-hoşgörülü ve bağışlayıcı olması,

-insanlara karşı iyi davranışta bulunması,

-güzel ve doğru söz söylemesi,

-alçak gönüllü olması,

-dürüst olması ve doğruluktan ayrılmaması,

-sözünde durması,

-yeminini yerine getirmesi,

-iyiliği tavsiye edip kötülükten men etmesi ve sabırlı olması beklenir.

Müslümanın, insan canına kıymak, zina etmek, gasp ederek sahiplenmek. Cimrilik, başkalarına iftira, iyiliği başa kakmak, gıybet ve dedikodu yapmak, kibirli olmak, yeryüzünde fesat çıkarmak ve bozgunculuk yapmak, haset etmek, israfta bulunmak, yalan söylemek, insanlarla alay etmek, riyakârlık yapmak, su-i zanda bulunmak, dünyaya aşırı düşkün olmak, insanlar arasında laf taşımak, ölçü-tartıda ve ticarette hile yaparak insanları kandırmak gibi çirkin davranışlardan da uzak durması istenir.

İşte biz Müslüman denilince, bu özelliklere sahip insanı anlıyor ve takdir ediyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner69

banner70