Kendi Belalarını İsteyen Toplum Olur mu?

İnsanlığın ikinci atası sayılan Hz. Nuh'un çağlar öncesinde yaşayan kavmine, Kur'an-ı Kerim'in açıklamalarına müracaat ederek bakarsak, orada açıkça dünya sahnesinde sergilenen değişmez toplum karakterlerinin insanlığa sunulmuş ibretli sahnelerini görürüz.

Kendi Belalarını İsteyen Toplum Olur mu?
banner63

İnsanlığın ikinci atası sayılan Hz. Nuh'un çağlar öncesinde yaşayan kavmine, Kur'an-ı Kerim'in açıklamalarına müracaat ederek bakarsak, orada açıkça dünya sahnesinde sergilenen değişmez toplum karakterlerinin insanlığa sunulmuş ibretli sahnelerini görürüz. O sahnelerden birinde Hz.Nuh karşısında bulunan büyük inkârcı ve inatçı bir topluma sadece Allah'a güvenen bir cesaretle meydan okuyarak şöyle seslenmektedir:

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ نُوحٍۢ اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكُمْ مَقَام۪ي وَتَذْك۪ير۪ي بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَعَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْتُ فَاَجْمِعُٓوا اَمْرَكُمْ وَشُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُنْ اَمْرُكُمْ عَلَيْكُمْ غُمَّةً ثُمَّ اقْضُٓوا اِلَيَّ وَلَا تُنْظِرُونِ ﴿٧١﴾ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَمَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِۙ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ 

Onlara Nuh’un haberini oku: Hani o kavmine demişti ki: «Ey kavmim! Eğer benim (aranızda) durmam ve Allah’ın âyetlerini hatırlatmam size ağır geldi ise, ben yalnız Allah’a dayanıp güvenirim. Siz de ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınızı kararlaştırın. Sonra işiniz başınıza dert olmasın. Bundan sonra (vereceğiniz) hükmü, bana uygulayın ve bana mühlet de vermeyin (Yunus:10/71,72)

Hz. Nuh kavminin direnmesine, iman etmemekte ısrarlı davranmalarına karşı söyleyeceğini söylemiş, ellerinden geleni yapmaları için gereken açıklamaları yapmıştır.Buna karşılık kavmi tehditlerini gerçekleştirmeleri gerekirken onlar Hz. Nuh'tan başka şeyler istemişler,kendi aleyhlerine olacak olayların başına gelmesini talep etmişlerdir.

قَالُوا يَا نُوحُ قَدْ جَادَلْتَنَا فَاَكْثَرْتَ جِدَالَنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ين٣٢

قَالَ اِنَّمَا يَأْت۪يكُمْ بِهِ اللّٰهُ اِنْ شَٓاءَ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ ﴿٣٣﴾ وَلَا يَنْفَعُكُمْ نُصْح۪ٓي اِنْ اَرَدْتُ اَنْ اَنْصَحَ لَكُمْ اِنْ كَانَ اللّٰهُ يُر۪يدُ اَنْ يُغْوِيَكُمْۜ هُوَ رَبُّكُمْ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَۜ ٣٤

"Dediler ki:

"Ey Nuh!Bizimle mücadele ettin ve  bize karşı mücadelede çok ileri gittin.Eğer doğrulardan isen kendisi ile bizi tehdit ettiğinin azabı bize getir.

Nuh dedi ki:

Onu size ancak dilerse Allah getirir. Ve siz (Allah'ı) aciz bırakacak değilsiniz.

Eğer Allah sizi azdırmak istiyorsa, ben size öğüt vermek istesemde, öğüdüm size fayda vermez.(Çünkü) O sizin  rabbinizdir.Ve nihayet O'na döndürüleceksiniz.” (Hud:11/32,33,34)

Görülüyor ki, inançsızlar binlerce yıl öncesinde de hiç gerek yokken kendi belalarını kendileri istemişler, bir yanlışlık yaptık diyerek af dilemeleri gerekirken veya inanmadıkları peygamberlere tehditlerini yerine getirmeleri lazım gelirken aleyhlerine istekte bulmuşlardır. Böyle bir istekte bulunmakla, peygamberlerine inanmamak da kendilerine göre ne kadar kararlı olduklarını ortaya koymuşlardı.Onlar Nuh kavmi olarak böyle davranmışlardı.

Ancak aradan binlerce yıl geçmiş olmasına rağmen, inançsızların davranış ve karakterlerinde bir değişiklik olmuş mudur?Asla bir değişiklik olmamış. Hz.Nuh'tan sonra gelen Allah elçilerinden de aynı isteklerde bulunmuşlar, uyarıldıkları konuların hemen gerçekleşmesini istemekte tereddüt etmemişler, son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v)'e gelene kadar da bu tutum ve davranışlarını hiç değiştirmeden sürdürmüşlerdir.

Bu zihniyete sahip olanlar, işlerini güçlerini bırakıp Allah'ın elçisinin tebliğine karşı çıkanlar, düşüncelerini Hz. Muhammed efendimiz zamanında şöyle dile getirmişlerdi:

وَاِذْ قَالُوا اللّٰهُمَّ اِنْ كَانَ هٰذَا هُوَ الْحَقَّ مِنْ عِنْدِكَ فَاَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةً مِنَ السَّمَٓاءِ اَوِ ائْتِنَا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ

"Ey Allah'ım!Eğer şu Kur'an senin katından inmiş hak bir kitap ise, hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir" demişlerdi.”(Enfal:8/32)

Neden böyle yapıyorlardı?Neden kendi belalarını kendileri istiyorlardı? İnsanlık tarihi boyunca neden bunları yapa geldiler ve yapmaya devam ediyorlar? Çağlar ötesinden gelen bu düşünce bozuklukları nereye dayanıyordu? İşte asıl problem burada gizlenmiştir.

Onlar arzularının istikametinde putları konuşturdular. Aslında putlar hiçbir zaman konuşmaz ve konuşamazlar. Onların konuşamaz olmalarına rağmen, istedikleri ortamı sağlamak için konuşma ve kurallar uydurma işini onlar adına kendileri yaptılar.

Heveslerine göre oluşturulan putlar yazılı metinler halinde ise işlerine geldiğinde, metinleri arzuları istikametinde değiştirmekten çekinmediler.

Hiçbir putcu'da sağlam bir karakter bulunmaz. Ne zaman, nerede, hangi arzusunun peşinde koştuğunu tahmin etmek zordur. Bunu çoğu defa kendisi de bilmez. Günübirlik arzuları onları yönlendirir ve nefsin bu çıkarları da hiçbir zaman hayır istikametinde ilerletmez. Kendilerinde tam bir iblis mantığı hakimdir.

Kötülükler ruhlarına işlemiş olanlar, Haktan uzak yaşamanın sonunda, ahlaki erozyona uğramış, felaketleri saadet gibi görmeye başlamış bir toplum haline dönüşürler.

Etrafa yaydıkları manevi mikroplar  başkalarını da zehirler, yenidoğan nesillerin karakterlerini bozar, imandan uzak bir neslin yetişmesine çalışırlar.

Kendi manevi dünyalarını, yaşayış tarzlarını iyiye doğru değiştirmeyen bir toplumu Allah değiştirmez.Bu yüzden de başlarına gelmesini istedikleri belaya çarptırıldılar ve topu birden tufanda gömülüp gittiler.

O gün bu karakteri sergileyen toplumun torunları,bugün de günümüzde yaşamaya devam ediyor.

Allah'ın emrinden çıkmak, doğru yoldan sapmak, yasakları işlemek, günahkarlık kendilerini öyle bir hale getirmişti ki, iyilikleri kötülük, kötülükleri iyilik gibi görmeye başlamışlardı, bugün de aynı mantık var.

Her güzel davranışın kendilerini rahatsız ettiği,onları bozmaktan hoşlanan bir güruh olmuşlardı, bugün de aynı güruh var.

Hak ve hakikatlerden rahatsız oluyorlar, kötülüklerde huzur arıyorlardı, bugün de bu mantık geçerliliğini koruyor. Allah'ın emirlerinin uygulanmasını görmeleri onları rahatsız ediyor, duydukları her güzel haberi kendi aleyhlerine bir olay olarak alıyorlardı, bugün de bunu devam ettiren zihniyetin varlığını biliyoruz ve görüyoruz.

Son kelamda,Allah bizi rahmet yerine bela isteyen güruhtan uzak eylesin.İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helak eylemesin.

Dualarımla...

Anahtar Kelimeler:
Hz.NuhKuran-ı Kerim
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner69

banner70